Lawyers In Exile

Adaletin Emekçileri Avukatlar

Bugün 24 Ocak “Tehlikedeki Avukatlar Günü”. Günün isminin mahiyetini düşününce, bu, dünyadaki adalet ihlallerinin acınası durum ve düştüğü seviye hakkında bir fikir veriyor.

 

Avukat denildiğinde, evrensel bir tanım olarak, mahkeme önünde, kendini savunma becerisi, bilgisi ve şu sıralarda daha da önemli hale gelen cesareti olmayan insanları yasalar çerçevesinde savunan, onların hakkını arayan kişi akla gelir. Bu tanımdan gidildiğinde, avukatlar aslında bir devletin temel dinamiklerinden, belki de en önemlisi olan adalet unsurunun toplumda yerleşmesinde görevli olan emekçi sınıfıdır. Bu meslek mensuplarının görevlerini iyi yapabilmeleri ve adalet mülkünü sağlam temellere oturtmaları, şahsi bilgi ve becerilerinin yanında işlerini, zarara uğrayacakları kaygısından uzak, özgürce yerine getirebilmelerine bağlıdır.

 

Bir avukat hazırladığı savunmadan ya da genel olarak yaptığı işten dolayı tutuklanma, meslekten edilme, malvarlığına el konulma, evinden yurdundan olma korkusu yaşıyorsa gerçek adalete ulaşmak mümkün değildir. Burada avukatlara düşen gerçek kahramanlık tüm bu olumsuzluklara ya da engellemelere rağmen görevini  hakkıyla yerine getirmek, hakkı ve haklıyı var gücüyle gerektiğinde zalimlere ve tiranlara karşı haykırmaktır tabi. Fakat gerçek bir hukuk devleti, rüşdünü ancak avukatları mesleklerini böyle yapmak zorunda bırakmadığı ölçüde ispat edebilir.

 

Bu noktadan bakıldığında ,dünyanın bir çok yerinde ve ülkesinde, evinden yurdundan edilmiş meslektaşlarımız mevcuttur. Ülkesinden, yapılan haksızlıklar, hukuksuzluklar nedeniyle ayrılmak zorunda kalan, Türkiye’den, İran’dan, Suriye’den ve dünyadaki bir çok ülkeden avukata ülkeleri dışında rastlamanız artık sıradan hale gelmiş bulunmaktadır.

 

Ne yazık ki işin bu vahim duruma gelmesininin en büyük sebeplerinden biri kendi meslektaşlarımızın tutumlarıdır. Zira yapılan  haksızlığa sessiz kalmak ve görmezlikten gelmekadalet mekanizmasının yanlış ya da bozuk ürünler vermesine yol açmaktadır.

 

Söz gelimi ,Türkiye’de yapılan hukuksuzlukları daha geniş kapsamlı anlatmak gerekirse adaletin iktidarın oyuncağı haline gelmesi karşısında, yine hukukçuların, avukatların, herkesin gözü önünde, evrensel hukuk kuralları ayaklar altına alınarak yüzbinlerce kişi mağdur edildiği zaman sessiz kalmaları ve haksızlığa karşı birlik oluşturmamaları izahı mümkün olmayan bir davranış olarak tarihe geçmiştir. Nitekim bu şekilde, olanlara sessiz kalan birçok avukat karanlıkta ıslık çalarken, kendileri de o doymak bilmeyen iktidar canavarının oyuncağı ya da yemi olmuşlardır. Sistem bu şekilde devam ettiği müddetçe tehlike sadece avukatlar için değil toplumun tüm kesimi için söz konusudur. Bu noktadan bakıldığında, prensiplerinden taviz vermeyip, malını mülkünü, işini,yaşadığı memleketini terk etme pahasına başka ülkelerde hayatını yeniden kurmaya çalışan ve hukuk mücadelesini devam ettiren avukatlarla hukuk adamlarına geldiği ülke neresi olursa olsun derin bir saygı duyuyorum. Bugün vesilesiyle zorluklar içerisinde mesleğini icra eden,hürriyetinden ve hayatından olan avukat meslektaşlarımı saygıyla anıyorum.

 

Av Mustafa Ezber

Similar Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

HUKUKİ DESTEK- WhatsApp
1